Anne sütü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Anne sütü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Nisan 2014

"Fetal Hayattan Çocukluğa İlk 1000 gün boyunca en önemli olan dönemlerden biri lohusalık dönemi ve laktasyondur. "

Bebek ve çocuk ölümlerini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen birçok faktör vardır. Dünya genelinde, beş yaş altı ölümlerin %50’den fazlasında yetersiz beslenmenin katkısı olduğu tahmin edilmektedir. UNICEF, bebek ve çocuk ölümlerini azaltmanın en önemli yollarından birinin bebeklerin yeterli sürede ve uygun biçimde emzirilmesi olduğunu belirtmektedir.


Bebeklerin emzirilmesi çocukların büyüme ve gelişmesine katkıda bulunan en önemli unsurlardan biridir. Besin teknolojisindeki önemli gelişmelere rağmen, anne sütü bebek için en uygun besin olma özelliğini devam ettirmektedir.

Anne sütü tüm besinleri içerir.

Anne sütü, bebeğin yaşamının ilk altı ayında gereksinimi olan tüm besinleri içerir. Ayrıca temizdir, her zaman uygun ısıdadır ve anne ile çocuk arasında yakın bir bağ oluşmasını sağlamaktadır. Bunlara ek olarak, annenin antikorları aracılığı ile bebeğin hastalıklara karşı korunmasını sağlamakta ve beslenme bozukluklarının ve gıda kaynaklı enfeksiyonların sıklığını azaltmaktadır. Bu nedenle, bebeğe doğum sonrası en erken dönemde anne sütü verilmeye başlanması ve anne sütünün ilk altı ay tek başına, iki yaşına kadar ek besinlerle birlikte verilmesi önerilir.

Emzirme ve anne sütü ile beslenmenin bebek, anne ve topluma nutrisyonel, immunolojik, gelişimsel, sosyal ve ekonomik birçok yararı olduğu bilinmektedir. Emzirme ve anne sütü alımı bebeğin yalnızca o andaki sağlığını etkilemekle kalmayıp uzun dönemde de tip-1 diyabetes mellitus, çölyak hastalığı ve inflamatuar barsak hastalığı sıklığını azaltmakta, kolesterol ve kan basıncı düzeylerini düşürmektedir. Emzirmenin bu uzun dönem yararları yalnız kişisel değil toplumsal anlamda da önem taşıdığından sağlık politikamızın bir parçası olarak emzirme desteklenmektedir. Ancak emzirmenin desteklenebilmesi için doğum yapacak kadınların doğumdan önce emzirme konusunda yeterli bilgi sahibi olması ve emzirme konusunda istekli olmalarını sağlamak gereklidir. Her ülkenin kendi sosyoekonomik ve kültürel alt yapısına uyan önlemler alması ve bunun için de toplumda gebelerin emzirme konusundaki bilgi ve düşüncelerinin değerlendirilmesi ve emzirme durumunun belirlenmesi önem taşır.

Annelerin anne sütü konusundaki bilgi gereksinimleri var


Türkiye’de bebeklerin hemen hepsinin bir süre emzirildiği ve ortalama  emzirme süresinin 16 ay dolayında olduğu bilinmektedir. Buna karşılık, bebeklerin yaklaşık dörtte birine anne sütünden önce başka bir gıda verilmekte ve hemen hepsine altıncı aydan önce ek gıdalara başlanmaktadır. Bu bilgiler, Türkiye’de emzirmenin yaygın bir davranış olduğunu, ancak bebekler uzun dönem emziriliyor olmasına karşın, annelerin ilk emzirme zamanı, emzirme öncesi sıvı ve mama verilmesi, sadece anne sütü verilmemesi ve ek gıdaya erken ya da geç dönemde başlanması gibi konularda bilgi gereksinimleri olduğu ortaya koyulmuştur. Çalışmalar doğru emzirme konusunda annelerin bilgi ve motivasyonlarının yeterli olmadığını düşündürmektedir. Bebeğin sadece anne sütü ile beslenmesindeki başarı, annenin emzirmeye yönelik düşünce ve inançlarına, anne sütü konusundaki bilgisine, bebeğin ve annenin sağlık durumuna, doğduktan sonraki ilk saatlerde ve günlerde beslenme durumuna, doğum hemşiresinin laktasyonu sağlamaya yönelik prenatal ve postpartum girişimlerine ve annenin laktasyon dönemindeki beslenmesine bağlıdır.

Sonuç olarak; annelerin anne sütü konusundaki bilgi durumunun yükseltilmesi, doğum öncesi dönemde anne sütü konusunda sağlık personeli tarafından bilgilendirilmeleri halinde ilk altı ayda sadece anne sütü ile beslenme oranlarının artacağı yönündedir. Yapılan bireysel görüşmelerde anneler; doğum sonu ücretli izin süresinin kısa olduğunu, ekonomik nedenlerle istedikleri kadar ücretsiz izin alamadıklarını, bebeğin anne sütü ile beslenmesinde ve bakımında sıkıntı yaşadıklarını, süt izni süresinin yetersiz olduğunu, iş yerinde süt sağma ve emzirme için koşulların uygun olmadığını, işe başlarken bebeğin bakımı ve beslenmesi konusunda endişe yaşadıklarını dile getirmektedirler.

SEDEF HASTALIĞINDA EŞ ZAMANLI UYGULANAN PSİKOLOJİK TEDAVİLER SONUÇLARI POZİTİF ETKİLİYOR

Dermatolojik hastalıkların çoğu, başkaları tarafından görülebilir olmaları nedeniyle hastanın yaşam kalitesini hem kişisel, hem de topl...