Down sendromu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Down sendromu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2011

KARİYER HEDEFLERİNİZ İÇİN ÇOCUK HAYALLERİNİZİ ERTELEMEYİN





Son yıllarda kadınların iş hayatında giderek daha sık yer alması ve çoğunlukla kariyer arzusu çocuk sahibi olma yaşını da yukarılara çekti. Hal böyle olunca riskli gebeliklerin ve ancak uzun süren tedaviler sonucu bebek sahibi olabilen çiftlerin sayısı da gün geçtikçe artı. Ancak uzmanlar ileri yaşta gerçekleşen gebeliklerin riskleri de beraberinde getirdiği konusunda hemfikir.

Memorial Şişli Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Remzi Aydın, bebek sahibi olmak isteyen kadınlara konu ile ilgili tavsiyelerde bulundu.

20. yüzyılda başlayan sanayileşme ve bunun da getirisi olan şehirleşme, kadınların yaşamında büyük değişikliklere neden oldu. Bu değişimlerden belki de en önemlisi kadınların ekonomik bağımsızlıklarını elde etmek için çalışmaya başlaması... Bu bağımsızlaşma süreci kadını iş yaşamında erkekle rekabete sürüklemiş ve evlenip çocuk yapma arzusunu ertelemeyi gerektirmiştir.

Kadınlarda adet kanamaların başlaması ile beraber doğurganlık da başlamış olarak kabul edilebilir. Bununla beraber; gerek fizyolojik, gerekse psikolojik olarak olgunluk çağına erişmesi toplumdan topluma değişmekle beraber 18 -20 yaşı bulabilir. Bu yaşlardan itibaren hem fizyolojik hem de patolojik nedenlerden ötürü doğurganlık oranının azalabileceği bir gerçektir. Örneğin gelişebilecek genital bir enfeksiyon nedeni ile kanallar tıkanabilir vs… Örnekleri artırmak mümkün.

Altın standart 20 – 29 yaş arası
Şimdiye kadar yapılan hiçbir çalışma ideal gebelik yaşını ortaya koymak için yeterli kanıt ortaya koyamamakla beraber en azından istatistiksel olarak 20 – 29 yaş arası en güvenli olarak kabul edilebilir. 1958 yılında toplanan uluslararası bir komite 35 yaş sonrası gebeliklerin riskli olarak kabul edilmesini bildirmesinden sonra bu yaş sınırı ‘altın standart’ olarak kabul edilmiştir. Son yıllarda, toplumlar arası büyük farklılıklar görülmekle beraber, 35 yaş üstü gebeliklerde büyük bir artış görülmüştür. Bizim toplumumuzda da aynı trend görülmektedir.

35 yaşından sonra gebe kalma oranlarında hafif azalma görülmekle beraber genellikle sadece gebe kalmak için gereken zaman biraz daha uzun olabilmektedir. Bu zorluk 40 yaşından sonra daha da artmaktadır. 20’li yaşlarda hamile kalmaya çalışan kadınların % 80-85’i 1 yıl içinde amacına ulaşırken, 40 yaşından sonra bu oran % 40’ların altına düşebilmektedir. Bunun nedeni çoğunlukla over rezervinde azalma ile beraber yumurta kalitesindeki düşme olarak saptanmıştır. Bunun yanında geçirilen genital enfeksiyonlar veya endometriozis hastalığı gibi nedenlerle oluşan kanal tıkanıkları da saptanabilmektedir.

Erkekler açısından ise bu durum oldukça farklıdır. İlerleyen yaşla beraber eşini gebe bırakabilme oranı düşmekle beraber, bu düşüş oldukça yavaştır. 30’lu yaşlar ile 50’den sonraki yaşları karşılaştıran bir çalışmada bu düşüş % 30 civarında bulunmuştur. 80 yaşından sonra bile erkek testislerinin kanallarının % 10’unda olgun sperm bulunur. Daha çok 50’li yaşlardan sonra görülen seksüel fonksiyon bozuklukları kısıtlayıcı neden olabilmektedir.

İleri anne yaşı hem bebek hem anne için riskli



Devamı »

SEDEF HASTALIĞINDA EŞ ZAMANLI UYGULANAN PSİKOLOJİK TEDAVİLER SONUÇLARI POZİTİF ETKİLİYOR

Dermatolojik hastalıkların çoğu, başkaları tarafından görülebilir olmaları nedeniyle hastanın yaşam kalitesini hem kişisel, hem de topl...