güneş yanığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güneş yanığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2011

Güneş Yanıkları ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Yaz mevsiminin güneş yanıkları, güneş ışınlarına maruz kalma sonrası deride kızarıklık oluşması biçiminde görülür. Başka ultraviolet (morötesi) ışın kaynakları da benzer bir yanığa yol açabilir. Korunmadan güneş ışınlarına maruz kalmak ya da bilinçsizce çeşitli bronzlaşma yönetmelerini uygulamak, hem cildinizin normalden önce yaşlanmasına, hem de kanser gibi daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Çamlıca Medicana Hastanesi'nden Dermatoloji Uzmanı Dr. Pınar Arat konuyla ilgili şu açıklamalarda bulunuyor:

'İlk belirtiler, ışığa maruz kalma üzerinden birkaç saat geçtikten sonra gözlenir. Güneş yanığının bütün etkileri ise, ancak 24 saat veya daha uzun bir süre sonra ortaya çıkar. Kızarmış, hassaslaşmış deri, saatler hatta günler sonra, sıvı dolu kabarcıklar oluşması, ateş, titreme, bulantı, döküntü gibi şiddetli reaksiyonlar ve yanık bölgelerde derinin günler sonra soyulup dökülmesi güneş yanığının belirtileri arasında yer alır.'



Sağlıklı bronzlaşma diye bir kavram yoktur!

Korumasız olarak güneş ışınlarına maruz kalmak, cildin erken yaşlanmasına neden olur. Güneşte kalmak birinci veya ikinci derecede yanıklara yol açabilir. Deri kanserleri genellikle erişkin yaşlarda ortaya çıkar. Ancak oluşmasına neden olan cilt etkileri, çocuk yaşlardaki güneş yanıklarına bağlıdır. Yani deri kanserlerinden korunmanın yolu, kendinizin ve çocuğunuzun zararlı güneş ışınlarından sakınmasıdır.


Açık tenli sarışın kişilerde cilt güneşe daha duyarlıdır, güneş yanığı oluşması için öğle sıcağında 15 dakikadan az bir süre kalması yeterlidir. Esmer koyu tenli kişilerde ise aynı etki için saatler geçmesi gerekir. Bebekler ve çocuklarda cilt daha hassastır.
Bakım ve Tedavi

Önleyici ve koruyucu yaklaşım, elbette tedaviden daha kolaydır ve etkilidir. Güneş ışığını süzen etkili güneşten koruyucu kremler eczanelerde bulunabilir. Bunlar değişik kuvvettedir. Çoğunlukla 30 SPF (güneşten koruyucu faktör) ve üzeri kuvvetteki kremleri önermekteyiz. Güneşten koruyucu kremler cilt üzerine bolca sürülmelidir. Gün boyunca uzun saatler güneş altında kalmak gerekiyorsa, geniş kenarlı koruyucu şapkalar, koruyucu boyun eşarpları ve giysiler giyilmelidir. Açık renk giysiler, güneş ışığını daha etkili olarak bedenden uzağa yansıtır.
Eğer güneş yanığı olmuşsa, soğuk suyla duş alın, banyo yapın veya soğuk suyla ıslatılmış çarşaf ve bezleri yanıklarınızın üzerine koyun. Eğer su toplama başlamışsa, keseler patlamışsa, enfeksiyonu önlemek için kuru bandajla kapatın. Eğer su toplamalar olmuyorsa, ciltteki rahatsızlığı azaltmak için nemlendirici kremleri kullanabilirsiniz. Çocuklara kesinlikle aspirin vermeyiniz.

Güneş yanığı ile birlikte yüksek ateş, şok, baygınlık, aşırı bitkinlik, ağız kuruluğu, susuzluk belirtileri, aşırı susama, idrar çıkışının durması, gözlerin yuvalarına çökmesi, deride solukluk, soğukluk, bulantı, ateş, titreme, döküntü, gözlerde kızarıklık, yanma, ışığa duyarlılık ve şiddetli ağrılı su toplama belirtileri görüldüğünde doktora başvurulmalıdır. 

Güneşe karşı ‘şapka-gözlük-koruyucu krem’ ile önlem alın.

Güneşten korunmak için yaz aylarında saat 11 ile 15 arasında güneşte korunmasız dolaşılmamalı ve denize girilmemeli, koruyucu özellikte geniş kenarlı şapka, kenarları kapalı koyu renk gözlük kullanılmalıdır.Dışarıda bulunmak zorunlu ise gölge yerler tercih edilmelidir.Yaz mevsiminin güneş yanıkları, güneş ışınlarına maruz kalma sonrası deride kızarıklık oluşması biçiminde görülür. Başka ultraviolet (morötesi) ışın kaynakları da benzer bir yanığa yol açabilir. Korunmadan güneş ışınlarına maruz kalmak ya da bilinçsizce çeşitli bronzlaşma yönetmelerini uygulamak, hem cildinizin normalden önce yaşlanmasına, hem de kanser gibi daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

SEDEF HASTALIĞINDA EŞ ZAMANLI UYGULANAN PSİKOLOJİK TEDAVİLER SONUÇLARI POZİTİF ETKİLİYOR

Dermatolojik hastalıkların çoğu, başkaları tarafından görülebilir olmaları nedeniyle hastanın yaşam kalitesini hem kişisel, hem de topl...